İstanbul’da tıp camiasını yakından ilgilendiren ve adliye koridorlarını şaşırtan olağandışı bir boşanma davası görülüyor. 2022 yılında hayatlarını birleştiren iki doktorun evliliği, cinsel yaşam krizi ve karşılıklı ağır suçlamalarla mahkemeye taşındı. Eşinin cinsel yetersizlik ve “aseksüel” olduğu iddialarına karşı mahkemeye eski sevgilisini tanık olarak getiren doktorun hamlesi davanın seyrini değiştirirken, mahkeme heyeti düğümü çözmek için Adli Tıp Kurumu’nu devreye soktu.
İstanbul’da görev yapan meslektaş doktorlar U.G. ve B.G., 2022 yılında dünyaevine girdi. Ancak çiftin ortak yaşamı, iddialara göre daha balayı sürecinde sarsılmaya başladı. Çocuk sahibi olmayan ikilinin arasındaki temel sorunun, evlilik birliğinin fiziki temelini oluşturan cinsel yaşantının kurulamaması olduğu anlaşıldı. Tarafların birbirine yönelttiği ağır ithamlar, sürecin 1 milyon dolarlık devasa bir tazminat talebiyle Aile Mahkemesi’ne taşınmasına neden oldu.
Davacı koca U.G., avukatı aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçede kadın eş B.G.’nin cinsel bir deneyim yaşamak istemediğini, çocuk sahibi olmak istenirse bunun sadece suni döllenme (tüp bebek) yöntemiyle gerçekleşebileceğini belirtti. U.G. ayrıca, eşinin “Haftada bir gün başka bir kadınla cinsel birliktelik yaşayabilirsin, buna müsaade ediyorum” diyerek psikolojik şiddet uyguladığını iddia etti.
Kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddeden B.G., ayrıca karşı dava açarak, U.G.’nin ereksiyon problemi yaşadığını ve cinsel birleşmeyi sağlayamadığını iddia etti. B.G., iddialarını desteklemek için mahkemeye karşı dava açtı ve U.G.’nin evliliğin bitmesinden ve tazminat talebinden tek sorumlu olduğunu savundu.
Mahkeme heyeti, çelişkili ifadeler üzerine her iki doktoru da Adli Tıp Kurumu’na sevk etti. Uzman ekipler tarafından hazırlanacak raporda tarafların cinsel birleşmeyi engelleyecek herhangi bir rahatsızlık olup olmadığı ve evliliğin sonlanmasında kimin kusurlu olduğu konusunda netleştirme yapılacak. Davanın sonucu, Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre şekillenecek ve duruşma ileri bir tarihe ertelendi. Hekimlerin yaşadığı bu durum, tıp camiasında karmaşık ilişki dinamikleri hakkında düşündürücü bir örnektir.